GenelGüncelKırım TarihiKültür Sanat

Küçük Kaynarca Antlaşması – Kırım için KARA ASIR Başlangıcı

1774 küçük kaynarca antlaşması ile KIRIM için KARA ASIR Başladı.

Küçük Kaynarca Antlaşması, 21 Temmuz 1774 tarihinde Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ve 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı’na son veren bir antlaşmadır.

Antlaşma maddeleri
Madde 1:
İki devlet arasında süregelen her türlü düşmanlığa sonsuza dek son verilecek, iki tarafın askerî çarpışmalarından doğan zararlar unutulacak ve iki devlet de bunun intikamını almaya çalışmayacaktır. Düşmanlık, yerini karada ve denizde barışa bırakacaktır. Her iki taraf da antlaşmanın maddelerine özenle uyacaktır. Hiçbir taraf düşmanlığa kalkışmayacağı gibi, birbirini aleyhine hiçbir girişimde bulunmayacaktır. İki taraf da ele geçirdiği mahkumları serbest bırakacak ve malları geri verilecektir. Ayrıca başkaları tarafından da saldırıya uğranması önlenecektir.
Madde 2:

Antlaşmanın tasdiknamelerinin müdabelesinden sonra, iki devletin tebaasından birisi suç veya ihanet dolayısıyla ötekine sığındığı takdirde Osmanlı’da İslamiyet’i benimseyenlerle Rusya’da Hristiyan olanlardan gayrisi hiçbir gerekçeyle kabul veya himaye edilmeyecek ve derhal geri gönderilecektir. Böylelikle iki devlet arasında olan soğukluğa izin verilmeyecektir.
Madde 3:

Kırım, Bucak, Koban, Bedisat, Canboyluk, Yedigün kabileleri ve Tatar toplulukları iki devletçe serbest sayılacak ve hiçbir başka ülkeye bağlı olmadıkları kabul edilecektir. Tatar toplulukları halkın oyu ile Cengiz soyundan seçilen Hanlara katılacaktır. Ayrıca bu topluluklar bir başka ülkeye hesap vermeyecek, iç işlerine ne Rusya, ne de Osmanlı karışamayacaktır. Ancak yeri geldiğinde sadece mezhep işlerinde İslam kurallarına dahil edilecektir.
Kırım, Koban taraflarında istila olunan bütün kaleler ve kasabalar, Özü Kalesi, Osmanlı’nın yetkisinde kalacaktır. Bu antlaşmanın onaylanmış nüshaların mübadelesinden sonra Rusya, tüm askeri birliklerini Tatar memleketlerinden çekecek; Kırım, Koban, Tamam’ın kale ve kasabalarından Osmanlı feragat edecek ve bu topraklara Osmanlı herhangi bir askerini buraya göndermeyecektir.
Madde 4:

Her devlet, kendi memleketinde uygun göreceği düzeni icra edecektir. İki ülke de istediği her yerde kasaba, kale inşa edebileceği gibi, buraların tamirini de yapabilecektir.
Madde 5:

Bu antlaşmanın yapılmasıyla dostluk kurulduktan sonra Rus Devleti orta elçi payesinde bir temsilciyi sürekli olarak İstanbul’da bulundurabilecektir. Bir elçiye mutad olan merasim ve riayet ifa olunur. Bu elçinin mevkii Hollanda büyükelçisinden sonra gelecek, ancak bu büyük elçinin bulunmadığı durumda Venedik büyükelçisinden sonra gelecektir.
Madde 6:

Rus elçisinin hizmetinde bulunanlardan birisi hırsızlık veya büyük bir suç işlediği takdirde eşya elçi tarafından beyan olunacak tarzda tamamen geri alınacaktır. Sarhoşluk halinde Müslümanlığı kabul etmek arzusunda bulunanlar İslam dinine kabul olunmayıp, sarhoşlukları geçtikten sonra bu husus elçi tarafından gönderilecek bir adamın yanında tekrar ederse kabul olunacaktır.
Madde 7:

Osmanlı Devleti, Hristiyan dininin hakkına saygı ve kiliselerini siayet edecek; Rus elçisi her ihtiyaçta kiliselerin korunması yardımcılarının korunması konusunda danışmada bulunabilecektir. Bu danışma, komşu ve dost bir devlet başkanının samimi isteği olarak Osmanlı tarafından kabul olunacaktır.
Madde 8:

Gerek Rus rahipler, gerek başka halklardan olan insanlar Kudüs ve ziyarete değer olan makamları ziyaret edebilecektir. Bu yolculardan ne Kudüs’te, ne de yolda hiçbir nam altında haraç veya cizye alınamayacaktır. Ayrıca başka devletlerce verilen fermanlar, bunlar hakkında da uygulanacaktır. Osmanlı topraklarında her türlü müdafaa ve saldırıdan masun olup şeriat hükümleri gerekliliğince himaye edilebilecek ve korunabilecektir.
Madde 9:

İstanbul’daki Rus elçilerinin çevirmenleri hangi milletten olursa olsunlar iki devlete de hizmet etmek zorunda olduğundan saygı ve itibar göreceklerdir. Oğullarının işlediği suçlardan dolayı ayıplanmayacaktır.
Madde 10:

Bu antlaşmadan imza olunup başkumandanlara iletilinceye kadar bir çarpışma ve istila yaşanırsa geçerli kılınmayacaktır.
Madde 11:

İki memleketin denizlerinde her iki devletin gemileri serbestçe seyir edeceklerdir. Rus gemileri Karadeniz’den Akdeniz’e ve Akdeniz’den Karadeniz’e geçebilecekler, bütün limanlarda durabileceklerdir.
Osmanlı topraklarında Fransa ve İngiltere gibi ziyade müsaadeye mazhar olmuş devletlere ait dokunulmazlıklar Ruslara da uygulanacaktır. Rus gemileri Tuna Nehri’nde de seyir edebileceklerdir.
Başka milletlerden alınan vergi, Rus gemilerinden de alınacaktır. Rus tacirleri her türlü malı bu vergiyi ödedikten sonra nakil ve ihraç edebilecekler, bütün denizlerde gemilerin serbestçe hareketine saygı gösterilecek, her iki devlet kendi tacirlerine iş icabı kalmak istedikleri kadar oturmalarına izin verecektir. Diğer dost milletlerden tanınmış olan serbestlikler Rus tüccarına da tanınacaktır. Osmanlı, Rusya’nın uygun göreceği yerlerde konsolos veya konsolos vekili bulundurmasına izin verecektir. Bu konsoloslara öteki devlet konsoloslarına tatbik edilen merasim uygulanacaktır.
Maiyetlerinde padişah tarafından berat verilmiş çevirmenler bulunduracaklardır. Bu çevirmenler başka devlet çevirmenlerinin sahip oldukları dokunulmazlıklara sahip olacaklardır. Osmanlı halkına da Rusya’da mutad vergiyi ödedikten sonra ticaret yapmalarına izin verilecektir. Denizde kazaya uğrayan gemilere her iki taraf da yardım edecektir.
Madde 12:

Trablusgarp, Tunus ve Cezayir ile Rusya ticaret anlaşması yapmak istedikleri takdirde böyle anlaşma yapmasına Osmanlı yardım edecek ve bu ocaklar hakkında Osmanlı kefil kalacaktır.
Madde 13:

Bütün anlaşmalarda, Rus imparatoriçesine Osmanlı Türkçesinde Rusların padişahı tabiri kullanılacaktır.
Madde 14:

Başka devletler gibi Galata tarafında, Beyoğlu yolunda Ruslar bir kilise inşa ettirebilecektir. Bu kilise ilelebet Rus elçisinin himayesinde olup her türlü müdahale ve taaruzdan emin olacaktır.
Madde 15:

Sınırların belirlenmesi sırasında beklenmeyen nedenlerle zarara uğrayanlar olursa bunları ödemeye iki devlet karar vermişlerdir. Böyle hallerde sınırda bulunan hakim veya müfettiş hadiseyi tahkik edecek ve geciktirmeden kişilerin hakkı ödenecektir. Bu türlü olaylar bu antlaşmanın yürümesini engellemeyecektir.
Madde 16:

Bucak, Akkirman, Kili, İsmail kaleleriyle öteki köy ve kasabalar bütün eşyalarıyla beraber Rusya tarafından Osmanlı’ya geri verilecektir. Bender kalesi de Osmanlı’ya geri verilecektir. Eflak ve Boğdan bütün kaleleri kasaba ve köyleri tüm eşyalarıyla Osmanlı’ya geri verilecektir. Osmanlı aşağıdaki şartlara bu memleketleri kabul edecek ve bu şartları tam olarak yerine getirecektir.
a – Bu iki Voyvodalık halkının işledikleri suçlar, tamamıyla affedilecek. Payeleri ve malları kesinlikle kendilerine verilecektir.
b – Hristiyan diyaneti serbest olarak icra edilecek yeni kiliseler yapılmasına ve eskilerin tamirine engel olunamayacaktır.
c – Manastırlara ait olan İbrail ve Hotin arasındaki arazi geri verilecektir.
d – Rahiplere ait olan ayrıcalıklar geçerli olacaktır.
e – Memleketi terk etmek isteyen hanedanlar eşyalarını serbest olarak çıkarabilecekler ve eşyalarını taşımaları için bir sene mühlet verilecektir.
f – Eski vergilerden hiçbir şey tahsil olunmayacaktır.
g – Savaş esnasında halkın karşılaştığı zararlar karşılanacaktır.
h – Dokunulmazlık devresi geçtikten sonra cizyelerin tayininde Osmanlı Devleti insaf ve mürüvvetle hareket edecek ve cizyeler iki senede bir ve Mebusların aracılığı ile ödenecek. Bu cizyeler ödendikten sonra hiçbir paşa ya da hakim, hiçbir nam altında kendilerinden bir şey talep edilmeyecektir. Dördüncü Mehmet zamanında verilen ayrıcalıklar devam edecektir.
i – Voyvodaların İstanbul’da Rum mezhebinde birer maslahatgüzarları bulunacaktır. Bunlar hakkında Osmanlı mürüvvetle muamele edecek ve kendileri her türlü savaştan emin tutulacaktır.
k – Osmanlı, Rus elçiliklerinde bu iki voyvodalıktan koruma etme izni verir. İki devlet arasındaki dostluğun icabınca elçilerinin isteklerine saygı duyacaktır.
Madde 17:

Rusya, elinde bulunan Akdeniz adalarını Osmanlı Devleti’ne iade edecektir. Osmanlı Devleti de bu devletin kabahatlerini affedecek ve Osmanlı aleyhine giriştikleri hareketi tamamen unutacaktır. Hristiyan diyanetine hiçbir tazyik yapılmayacak, kiliselerin onarılmasına ve yenilenmesine engel olunmayacak, bu kiliselerde hizmet eden kişilere de asla bir müdahale ve taarruz yapılmayacaktır. Bu adalar halkından hiçbir vergi alınmayacaktır. Adaları terk edip başka yerlere göç etmek isteyenlere mallarını taşıma izni verilecektir. Rus donanması üç ay içinde bu adalardan ayrılacak ve bu donanmanın bir şeye gereksinimi olursa Osmanlı olanakları dahilinde yardım edecektir.
Madde 18:

Özü suyu boğazında vaki Kalberden kalesi ve bu nehrin su kıyısında yeter arazi ile Aksu ve Özü arası da boş saha Rusya’ya verilecektir.
Madde 19:

Kırım’da vaki Yenikale ve Kireç limanları içlerinde mevcut eşya ve topraklarıyla, Karadeniz’den başlayıp Buhaça’ya ve buradan geçecek Azak Denizi’ne kadar çizilecek bir düz çizgi dahilinde bütün topraklar Rusya’ya verilecektir.
Madde 20:

Miladın 1700 senesi Hicri 1300 senesi Tolstoy ile Acu muhafızı tarafından imzalanan senet gereğince Azak Kalesi eski sınırıyla sonsuza kadar Rusya’da kalacaktır.
Madde 21:

Büyük Kabarta ve Küçük Kabarta isimli Tatar topluluğuyla etraflarındaki toprakların Rusya’ya tahsisi Kırım Hanları’nın ve Tatar başlarının iradesine bırakılacaktır.
Madde 22:

İki devlet arasında eskiden yapılmış ahitnameler, Belgrat Kalesi’nde yapılan ahitname ve bunlardan sonra yapılacak anlaşmalar ahkamı iki devletçe ortadan kaldırılıp unutulacaktır. Bu ahitnamelere göre iki devlet bir hak iddia etmeyeceklerdir. Yalnız Tolstoy ile Hasan Paşa arasında Acu kalesi ve Koban sınırının tayinine dair sözleşme muteber kalacaktır.
Madde 23:

Gürcü ve Megril dolaylarında vaki Rusların işgalinde bulunan Bağdatcık, Şehriban ve Kütansi kalelerinin eskiden beri veya uzun süreden beri Osmanlı’ya ait oldukları tahkikatla anlaşılırsa bu kaleler Osmanlı’ya verilecektir.
Madde 24:

İşbu antlaşma tasdiknamelerinin verilişinden sonra Rus askeri bu kaleleri boşaltacaktır. Osmanlı da şunu taahhüt eder ki, harp süresince buranın halkından Osmanlı aleyhine hareket edenlerin suçları tamamen unutulacaktır. Sonsuza kadar oğlan ve kız vergisi ile cizye ödemeyeceklerdir.
Madde 25:

Gürcü ve Megrillerin işgalinde bulunan topraklar ve müstahkem yerler bunlara terk edilecektir. Kiliselerine ve dinlerine hiçbir saldırıda bulunulmayacaktır. Çıldır Paşası ve başka kumandanlar hiçbir bahaneyle bu topraklara saldırmayacaktır.
Madde 26:

Antlaşmanın imzasından sonra iki ay içinde Rus başkumandanı mutemet adamlarını göndererek Kalberon kalesini ve o civardaki araziyi tesellüm edecektir. Bu iş iki ay zarfında tamamlanacaktır.
Madde 27:

Bu antlaşmanın iki devlet arasında dostluğu ve kuvvetlendirmesi için tasdiknameler büyükelçilerle gönderilecek ve elçiler sınır boyunda eşit muamele göreceklerdir. Rus elçileri Osmanlı nazarında en ziyade izne sahip olan elçilere gönderilen muamele ve saygıyı görecektir. İki tarafın itimat ve muhabbetinin delili olmak üzere elçiler vasıtasıyla karşılıklı olarak devletlerinin şanına layık hediyeler gönderilecektir.
Madde 28:

Osmanlı murahhasları olan Tevkii Resmi Ahmet ve Reisülküttap İbrahim Münip Efendiler, Rusya’nın murahhaslarının Ligonta ve Ribinin taraflarından bu ebedi antlaşmanın imzasından sonra Sadrazam ve Rus mareşalinin tembihatıyla karada ve denizde her türlü düşmanca hareketin yasaklanması icap etmektedir. Bundan dolayı derhal Sadrazam ve Mareşal tarafından Akdeniz, Karadeniz ve Kırım karşısındaki donanmaya ve öteki harp sahalarına her türlü düşmanlığın durdurulması için elçiler yollanacaktır. Bu elçiler her iki tarafta dokunulmazlıklara sahip olacaktır. Akt olunan bu antlaşmanın niahi imzasına padişah tarafından sadrazam ve Rus padişahı tarafından Mareşal Romancof memur edilmişlerdir.
İbu iki zat antlaşmanın altına imzalarını koyacaklar ve antlaşmayı hiçbir değişikliğe uğratmadan ve hiç kimsenin müdahalesine izin vermeden tatbik edeceklerdir. Sadrazam’ın tasdik senedi Türkçe ve İtalyanca yazılacaktır. Antlaşma beş gün veya kabilse daha kısa bir zamanda mübadele olunacaktır.
Madde 30: Son Kısım

Harp ve ihtilafları ortadan kaldıran ve barışı perçinleyen bu vesikayı şu şekilde tamamlarız ki; ahitnamede yazılı 28 madde ve diğer iki kıta nişanı hümayunumda yazılı maddeler şartlarına riayet olunacağı Rusya tarafından murahhasları marifetiyle taahhüt edilmiştir. Bundan dolayı gerek hümayunumuzun, gerekse vükela, beylerbeyi, ümera, asker ve bütün halkımız bu ahitname hilafına hareket etmeyeceklerdir.
Burada bahis olunan nişan-ı hümayunumda yazılı iki maddeden birisi savaş tazminatıdır ki, bununla Osmanlı senede beşer bin kese akçe olmak üzere Ruslara üç senede on beş bin akça ödemeyi taahhüt etmiştir. İkincisi Akdeniz adalarının Rus donanması tarafından üç ay içinde, mümkün olursa daha kısa sürede boşaltılması Rusya tarafından taahhüt edilmiştir.
Kaynakça
Ahmet Cevdet Paşa – Osmanlı İmparatorluğu Tarihi – I. Cilt – s. 64-70

Kırım'ın Sesi Gazetesi

27 Şubat 2015 Tarihinde hizmet bermege başlağan www.kiriminsesigazetesi.com maqsadı akkında açıklama yapqan Mustafa Sarıkamış İsmail Bey Gaspıralı’nıñ bu büyük mirasına sahip çıqmaq ve onun emellerini yaşatmaqtır. Qırımtatar Türkleriniñ ananevî, körenek, ürf, adet kibi yaşamlarında ne bar ise objektif şekilde Dünya cemiyetine taqdim etilmektir.

Pin It on Pinterest