Kırım’da Suni Açlık (1921-1922) (1932- 1933) 5 Milyon Kişi Hayatını Kaybetti

Sovyet Rusya’nın nüfusunun önemli bir bölümü yaşanan üç büyük açlık sırasında yok olmuştur: Bunlardan ilki ihtilalin ardından yaşanan iç savaşın sona erdiği 1921-1922 yıllarında meydana gelmişti. Bu afetten geniş insan kitleleri etkilenmiş, 5 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Stalin dönemindeki insan kayıplarının bir kısmını da 1932-1933 yılları arasında yaşanan açlık felaketinin kurbanları oluşturmaktadır. Özellikle Kırım, Ukrayna, Kuzey Kafkasya ile Kazakistan’da yıkıcı tesiri görülen kıtlık sonucunda 6 milyon kişi yok olmuştur. 1946-1947 yıllarında 500 bin kişinin yine açlık yüzünden yaşamını yitirdiği bilinmektedir.25 Bu trajik olayların meydana gelmesinde yeni rejimle tarım sektörü arasındaki çatışmanın rolü olduğu gibi iktidarın da şüphesiz büyük sorumluluğu bulunuyordu. Ayrıca sosyalizme geçerken mevcut geniş araziler bölünmek suretiyle çoğaltılmış yani büyük topraklı mülkler sistemi yıkılmış, ihtilal öncesinde Rusya’da bulunan 16 milyon çiftliğin sayısı 24-25 milyona yükselmişti. Bu uygulama tarımda ki üretkenliği ve tarımın şehirlerdeki nüfusu besleyebilme gücünü azaltmıştı.26 1930-1933 yıllarındaki açlık Kırım’ı Stalin’in Totaliter rejimine açan bir aşama haline geldi. Söz konusu rejim Kırım halkını yarımadadan hatta imparatorluğun Avrupa bölgelerinden kovma süreci olarak değerlendirilebilir.27 Kırım’daki zorla kolektifleştirmenin baş neticesi 1921- 1922’deki korkunç kıtlığın tekrarı oldu. Bu kez, kıtlık, 1930’dan 1933’e kadar sürdü. Durumu eskisine nazaran daha kötü hale getiren ise en şiddetli yiyecek sıkıntısı çekilen aylarda bile Sovyet otoritelerinin yiyecekleri müsadere edip sanayileşme için gerekli olan yabancı döviz karşılığında ihraç etmeleriydi. Köylerinin kontrolüne hâkim olamayan köylüler hayatta kalmaları için elzem olan yiyecekleri saklayamıyorlardı. Kırım’daki bu yılları görmüş olan Aleksandrov daha sonra şunları yazmıştır: “Cesetlerin Ulisa: Uluslararası Çalışmalar Dergisi Cilt 1, Sayı 1, s. 42-58. 50 1922 yıllarındaki açlıktan farklı olarak, 1932-1933 yıllarındaki açlık, rejim tarafından inkâr edildi ve yurt dışında, bu trajediye dikkat çekmek isteyen birkaç ses de, propagandayla bastırıldı. 28 Bu yıllardaki üretim için Sovyetler Birliği’nin verdiği rakamlar kolektifleştirme siyasetinin özellikle yeni sistemde yapılan ilk yıllık hasat yılı olan 1932’deki acı tesirini göstermek bakımından öğreticidir. 1932’deki meyve üretimi 1931’in % 33’ü kadardı; üzüm üretimi %30, tütün üretimi %50 oranında geriledi. Durum öyle bir hale geldi ki Kırım ASSK Merkez Komitesi başkanı Mehmet Kubay Moskova’ya şiddetli bir protesto telgrafı çekip, cesaretle şunları yazdı: “Moskova, Kırım Cumhuriyeti’ni yağma edip, bütün tabii kaynaklarını ihraç ediyor ve açlıktan ölen halka yiyecek bırakmıyor.”29 Bu sözü üzerine, Sovyet Devleti’ne iftira etmek suçu ile tutuklanan ve mahkemeye sevk edilen Mehmet Kubay, mahkeme önünde: “Evet, Moskova, Kırım Cumhuriyeti’ndeki halkı açlıkla mahvetti. Kırım halkı bir dilim ekmeğe muhtaçken, Moskova, Kırım’ın bütün mahsullerini ihraç etmiştir” diye bağırmıştır. Mehmet Kubay, doğruyu söylediği için Kırım Cumhuriyeti Merkez İcra Komitesi başkanlığından alınmakla kalmamış, sürgün cezasına çarptırılmış ve orada ölmüştür. Sovyetler Birliği’nde hüküm süren bu açlık faciaları Batı Avrupa gazetelerinde de yer almıştır. Morning Post gazetesinden Garet Jons, Rusya’daki seyahatine dair yazdığı makalelerinden birinde “Moskova sokaklarında 8 yaşlarında bir kız çiçek satıyordu, kızı Tatara benzettim. Kendisine Moskova’ya niçin geldiğini sordum. Dedi ki: Annemle Kırım’dan kaçtık, orada hiç ekmek kalmadı. Çiçek satıp ekmek alacağım. Şimdi Kırım’da meyve de kalmadı. Yaz gelse meyve yiyip geçiniriz” şeklinde bir konuşmaya yer vermiştir.30 Kıtlık dolayısıyla çektiği protestodan sonra tasfiye edilen Mehmet Kubay’ın yerini Kırım ASSR Merkez Komitesi Başkanı olarak İlyas Tarhan ve Kırım Halk Komiserleri Konseyi Başkanı olarak İbrahim Samedin aldı. 1933’den 1936’ya kadar isteyerek veya istemeyerek bu iki görevli geriye kalan bütün Kırım aydınlarının imhası hareketinin başında bulundular. “Burjuva milliyetçiliği ve anti Sovyet faaliyetlerden” dolayı yargılananların arasında “Milliyetçiler, karşı ihtilalciler, hainler, anti-Sovyet unsurlar, Kulak’lar ve Troçkistler” vardı.31 1930-1933 yıllarında Stalin rejiminin uyguladığı bu açlık politikası Kırım ile sınırlı değildi. Ukrayna’da; “Holodomor” yani açlıktan ölüm anlamına gelen bu politika sonucunda sayıları 7-10 milyon arasında değişen, birçok kişinin açlıktan öldüğü ileri sürülmektedir. Timothy D. Snyder, ise bu ölümlerin “milliyet” kavramı ile bağlantılı kastı ölümler olduğunu belirtmektedir. Nitekim açlık nedeni ile ölümlerin fazlası ile görüldüğü bir diğer yer ise 1.3 milyon kişinin hayatını kaybettiği Sovyet Kazakistan’dır .

Kaynak : Uluslararası Çalışmalar Dergisi Ulisa: Journal of International Studies 1930’lu Yıllarda SSCB’nin Kırım’da Uyguladığı Sovyetleştirme Politikaları ve Yaşanan Suni Açlık Şeyma GÜRHAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest