İsmail Gaspıralı’nın Gazeteciliğinde Göç Konusu

‘”Dilde, fikirde, işte birlik”’ifadesinin yazarı ünlü yurttaşımız 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başında Kırım’da yaşayan ve faaliyet gösteren şahıs İsmail Gaspıralı’dır. 
Günümüzde Türk dünyası ülkelerinde gerçekleştirilen bir çok konferans, sempozyum ve forumların sloganı olarak seçilen bu kısa ama derin anlamlı ifade tüm Türk halklarının birliğini sembolize eder.
Kendi devrinin meşhur şahsı İsmail Gaspıralı’nın adı, o dönemde meydana gelen değişimler bayrağının ve eski doğmalardan vazgeçerek yeni Türkçülük’ün canlanmasının sembolü oldu.
Malüm ki, Gaspralı 19. Yüzyılın sonu ve 20. Yüzyılın başındaki eğitimin ünlü bir reformcusuydu. Dünyanın Müslümanlarının itibarı ve saygısını kazandı, bu itibar ve saygı özellikle Rus İmparatorluğu ve Orta Doğu’da yaşayan Müslümanhalkları arasında daha da fazlaydı.
İsmail Gaspıralı bütün hayatını, kendi halkının (Kırım Tatarları) maneviyatını Avrupa kültürünün son başarıları ile bağlamaya çalıştı. Halk kültürü, dili ve dinine bağlılık hissederek ve ona sadık kalarak, Kırım Tatarlarını uyumlu bir şekilde Avrupa kültürüne yakınlaştırmak ve Avrupa halkları ile birleştirmek için çalıştı.

İsmail Gaspıralı Kırım Hanlığı’nın başkenti Bahçesaray’da 1851 yılında doğdu. Çocukluğunda ve okul yıllarında büyük başarılar kazandı. Eğitimini Rusya ve Avrupa’da aldı. 
İsmail Gaspıralı’nın bütün manevi ve kültürel mirası onlarca edebi ve yüzlerce gazete eserlerinden oluşmaktadır. Ama hayatı boyunca onun en büyük kazançlarından biri “Tercüman” gazetesinin basımıydı.
İsmail Gaspıralı tarafından uzun yıllar kesintisiz yayınlanan ‘Tercüman’ gazetesi Kırım Tatarlarının ilk profesyonel gazetesi sayılır. Gazetenin ilk sayısı 10 Nisan 1883’te çıktı ve 1914’te İsmail Gaspıralı’nın vefatından sonra 4 yıl (1918 yılına kadar) daha yayınlandı.
Kırım’da yayınlanan “Tercüman” gazetesinin ünü Kırım dışında bile “Buhara, İstanbul, Altay, İran, Mısır, Hindistan ülkelerinde” yayılmıştı. Gazete’nin Avrupa ülkelerinde, Amerika ve hatta Japonya’da bile okuyucuları vardı. Böylece, İsmail Gaspıralı’nın gazetesi tüm dünyada bilinen ve saygı gören bir gazete haline geldi.
İsmail Gaspıralı’nın edebi mirası çok yönlüdür. Kendi zamanının politik, sosyal, eğitim problemleri ve onun için en önemli olan Kırım Tatar halkının konumu en mühim konulardandı. Bu konu İsmail Gaspıralı’ yı çok heyecanlandırır.
Kırım 1873 yılında, Rusya’ya zorla dâhil edildikten sonra Kırım Tatarları çok acılar çekmişler ve birçok yurttaşımız ana topraklarını terk etmek zorunda kalmışlar.
Kırım Tatarları birkaç göç dalgası yaşamıştı. Rus İmparatorluğunun yıkıcı politikasını tenkit eden Kırım’ın yerli halkı Rusya için askerlik yapmak istemiyordu. Çar hükümeti tarafından uygulanan topraksızlık politikası, halkın tabi haklarını ihlal etmiş, göç yollarının açılmasına temel neden olmuştu.
Sonuç olarak, sıkıntılar içinde yaşamak istemeyen insanlar, malı mülkü satıp Osmanlı Türkiye’sine topluca göç etmiş, yeni vatanda, Osmanlı topraklarında yeni bir hayat kurmak için çabalamışlardır.
Bugün, o göç dalgalarının uzantıları olarak, Türkiye, Romanya, Amerika, Kanada, Avustralya ve dünyanın diğer ülkelerinde Kırım Tatar diasporaları yaşamaktadır. Farklı kaynaklara göre bugün Türkiye’de 5 milyondan fazla Kırım Tatarı yaşamaktadır.

Toplu göç durumu İsmail Gaspıralı’yı çok endişelendirmiş, bunun Kırım Tatarları için olumsuz sonuçlar doğurabileceğini o çok iyi görmüştü. Kırım’ı yerli halkı olmadan hiç hayal edemiyor ve soydaşlarını hiçbir koşulda vatanlarını terk etmemeye çağırıyordu.
“Düşmek kolay, kalkmak zor. Gitmek kolay, dönmek zor” der İsmail Gaspıralı “Tercüman”da göç konulu bir yazısında. [1, 1 s.]
1902’de yayınlanan “Tercüman”ın 17.sayısında “Göç Hakkında” adlı makalesinde Gaspıralı: “Süt liman nehirleri dünyanın hiç bir ülkesinde bulamazsınız, nereye giderseniz gidin. Her yerde çok çalışmak gerekir, yorulmadan mahirce çalışmak gerekir, çünkü hayatın kanunları her yerde aynıdır”, der. [1, 1 s.]
“Yoksulluk içinde yaşarsanız bile, kendi evinizde yaşayın” diyordu İsmail Gaspıralı. Bu yüzden yurttaşlarını gitmeden önce, bilinmeyen yolculuğa çıkmadan önce kırk kere düşünmeye davet ediyordu. Özellikle çok çocuklu ailelere müracaat ederdi, çünkü yaşlılar ve çocuklar için hayat zorluğuna dayanmak, yeni yaşama alışmak zorolduğunu biliyordu.
İsmail Gaspıralı “Bir Daha Göç Hakkında” adlı makalesinde (“Tercüman” 15 Mayıs 1902) verdiği bilgilere göre, 1860’lı yılları çoğunlukla Kırım’ın kuzeyinden olmak üzere Kırım’ı 200.000’den fazla Kırım Tatarların terk ettiğini bildirir. Bunlar Romanya’nın Dobruca yöresine yerleşmiş, bir kısmı da 1870-1880’lerde Türkiye’ye göç etmiş. [2, 1 s.].

İsmail Gaspıralı bu olayları halk için büyük bir kayıp olduğunu kabul ediyordu ve o dönem yayınlanan “Tercüman”daki makalelerini bu konuya adamıştı. Gaspıralı göç konusunda çok mukayyet ve yumuşak yazıyordu, bir sürü argüman ve değerlendirme yayınlardı. Soydaşlarını kendi topraklarını terk etmemeleri noktasında iknaya çalışıyordu.

1900’lerin başında Rusya tarihinde sosyalist gençlerin saldırıları gibi yeni buhranlar meydana gelir. Dünya’da siyasi dengeler değişiyordu. Rus İmparatorluğu’nda sosyalistlerin faaliyeti artmış, hükümet bazı konularda sert tepkiler veriyordu. Bu olayların yankıları Kırım’da da duyuluyor. Bu durumu kabul edemeyen insanların sayısı günden güne artıyordu.
Kırım’ın yerli insanları için bu yeni bir sarsıntıydı. Yine binlerce Kırım Tatar ailesi daha iyi bir yaşam umuduyla Osmanlı’ya göç ediyordu.
1902’in Mayıs ayında yayınlanan “Tercüman’da İsmail Gaspıralı: “Göç konusunda herhangi anlamsız hareketler insanların ümitleri kırılmasına bir neden olabilir ve yoksuzluğa yol açar. Bu yüzden eğer Kırım’dan çıkma isteğiniz çoksa, köprüleri yakmayın, mal-mülkünüzü hemen satmayın. Çünkü kim bilir, belki geri dönmek zorunda kalacaksınız. O zaman kendi evlerinize dönme şansınız olur.” – diye yazıyordu.[1, 1 s.].

İsmail Gaspıralı 19. yüzyılın sonlarında “Tercüman”nın etrafında o dönemin Kırımlı genç aydınlarını toplamıştı. Bunlar Hasan Sabri AYVAZ, Seyid Abdullah ÖZENBAŞLI, Hüseyin BODANİNSKİY ve daha niceleri. Bu gençler gazetenin sayfalarında göç sorunu ile ilişkili makalelerini yayınlarken, göçün etkilerini anlatmaya çalıştılar. 
Tabi ki, bu olayların olumsuz sonuçlarını anlayarak, vatan ve milletin kaderini endişe ederek yazıyorlardı.
Gaspıralı’nın yaptığı açıklamalar yumuşak, oturaklı ise, Kırımlı genç aydınların ifadeleri keskin ve daha heyecanlıydı. Mesela, Seyid Abdullah Özenbaşlı göç olgusunu bir ihanet olarak görüyordu. “Tercüman”da, ‘Saygılım’ adlı makalesinde Seyid Abdullah Özenbaşlı şöyle yazıyor: “Kendi yurtlarını terk edenlere yazıklar olsun! Saygılım, neden uzak yabancı topraklara gidiyorsun? Bu cesaret değildir! Utançtır, saygılım… Yazıklar olsun…”. [3, 2 s.]
19.-20. Yüzyıllarda meydana gelen olaylar Kırım Tatarlarının kaderi üzerinde olumsuz etkiler bırakmıştı. En büyük şanssızlık Kırım’ın yerli Türk ahalisinin nüfusu hayli azalmış. Göç dalgaları sonucunda Kırım’da yerli Türklerin sayısı çok düşmüştü.
Milleti öz vatanından kopartılmasının son noktası 1944 yılların toplu sürgünüydü. (Stalin rejimi tarafından uygulanan18 Mayıs 1944 sürgünü). Bir gecede Kırım Tatarları Sovyet rejimi tarafından Kırım’dan sürgün edildi. Ama Vatan hasretiyle yaşayan cefakâr millet 50 yıl sonra birçok engeli aşarak kendi memleketine döndü ve bugün Kırım Tatarları ana topraklarında yaşamaktadır.

Böylece, İsmail Gaspıralı’nın gazeteciliğinde öz devrinin ve kendi halkının acil sorunlarının arasında göç konusuna çok dikkat etmiş olduğunu biliyoruz. Arşivlerde saklanan ‘Tercüman’ larnı dosyalama şekillerinden de bu kanıtları bulabiliriz. ‘Tercüman’nın zamanının en ilerici gazetesi olduğunu bu kaynaklar ispat ediyor. ‘”Dilde, fikirde, işte birlik”’ sloganı ile tüm Türk Dünyası’nı birleştirmeye çağıran ve bu yönde derin bir iz bırakan değerli şahsiyet İsmail Gaspıralı ile bizim yurttaşımız olduğu için büyük gurur duyuyoruz.

Zelfira Shukurdzhiyeva
Zelfira Shukurdzhiyeva


KULLANILAN MENBALAR:
1. Tercüman. – 7 Mayıs 1902 yılı. – №17.
2. Tercüman. – 15 Mayıs 1902 yılı. – № 18.
3. Tercüman. – 23 Mayıs 1902 yılı. – № 19.
4. Ablayev E. İsmayil Gasprınskıy – hümanist, eğitimci, mütefikir. – Simferopol. ‘Dola’. – 2008 yılı.
5. İsmayil Asanoğlu Kerim. Gasprinskiynın canlı tarihi. – Akmescit. ‘Tarpan’. – 1999 yılı.
6. İsmayil Gasprınskıy – büyük eğitimci. – Simferopol. ‘Tarpan’. – 2001 yılı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest