İnsan Hakları Avrasya Formu” Doğu Türkistan medeniyetin temel taşları yok ediliyor”

İnsan Hakları Avrasya Formu olarak, insan hak ve özgürlükleri alanında kurallar, kurumlar ve söylemleriyle ses olanlar, otorite olanlar; insan olanlar, çağrımız sizleredir.

Türk İslam medeniyetinin en önemli noktalarından biri olan Doğu Türkistan da sadece insanlara zulüm yaşanmıyor, aynı zamanda bir medeniyetin temel taşları yok ediliyor.

Doğu Türkistan”ın çocuklarının yetim haline gelirken, kadim Türk yurtlarında gençler ailelerinden uzaklastırarak başka yerlerde çalışmak zorunda kalırken, gerekli sesi vermeyen bizler, şimdi çoraklaşmış Doğu Türkistan kan ve gözyaşı yaşı ile sulanırken ses verelim.

Üreme özgürlüğüne yapılan kısıtlamalara, demografik yapıyı değiştiren yerleşim politikası, kültürel ve inanç temelli yasaklamalar, şimdilerde oluşturdukları kamplarda devam ediyor.

Dünyanın gözü önünde etnik temizlikten, soykırıma doğru evrilmektedir.
Çinlilerin Doğu Türkistan’ı tarihten silme projesine karşı ses vermeyenlerin bir sesleri istesede çıkmaz hale gelir.

Çin’in ekonomisi sizleri esir almasına izin vermeyin. İnsanı her şeyin üstünde gören medeniyetin çocukları olan Türk Dünyası başta olmak üzere, Müslüman ülkelerinde sessizliği acı vericidir.
Turk – İslam dünyasından kınama, Çin’le ilişkileri kesme yönünde hic bir açıklaması duyulmuyor.

5–6 Kasım tarihlerinde Birleşmiş Milletlerin (BM) Cenevre’deki binasında Cenevre’deki İnsan Hakları Konseyi, Çin’de ve Çin işgalindeki Doğu Türkistan’da insan hakları ihlallerinin konuşulduğu toplantıda Avustralya, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, İzlanda, İrlanda, Japonya, Hollanda, Norveç, Kanada, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD, Çin’in Doğu Türkistan’daki sözde “yeniden eğitim” kamplarındaki insan hakları ihlallerini ortaya koyduğu bilinmektedir.

Böyle bir platformda bile, nüfusunun büyük çoğunluğu Müslümanlardan oluşan ülke temsilcilerinin, Çin’in Doğu Türkistan’daki zulüm kampları hakkında hiçbir görüş belirtmemesi dikkat çekmiştir.

İlginç bir açıklama, Suriyeli temsilcilerin Çin’in sözde “teröre karşı” daha sert tedbir alması gerektiğini söylemesi izah edilemez olarak degerlendirilmiştir.

Filistin ise üye ülke sıfatıyla bu toplantıya katıldı ancak Doğu Türkistan’daki yaşanan insan hakları ihlallerine hiç değinmedi.

Oysa Filistin davasına Doğu Türkistan halkı imkanları çerçevesinde hep destek olmuştur.

Ne yazık ki Filistin temsilcisi susarak Çine destek vermeyi yerleşmiştir .

Malezya haricindeki tüm müslüman ülkeler Çin’in yanında olduğunu ifade ederek Çin’in yaptırımlarını takdir ettiler. Kırgızıstan , Özbekistan, Türkmenistan gibi Batı Türkistandaki Türk ülkeleri de Çin’i destekler beyanlarda bulundular.

Anne ve babaları Çinli İşgalciler tarafından Doğu Türkistandaki açılan Nazivari kamplara koyulan Uygur Türk çocukları Çin sömürgeciliği tarafından Çinlileştirmek amacıyla çocuk yetiştirme merkezlerine yerleştiriliyor. Bu merkezlerde Çinli faşist idareciler tarafından Türk aile terbiyesi, örf adedi, dini, kültür medeniyeti, dil ve yazısından kopartılarak Çinlileştiriliyor… Kendi medeniyet inden nefret eden, Türk olduğundan Müslüman olduğundan utanç duyan ve ebediyen kendi milletine kin güden bir topluluk olarak yetiştirilme süreci hızla ilerlemektedir.

Bütün insanlık ve öncelikli olarak kendi medeniyet kodlarının kazandığı Türk ve Müslümanların sessizliği, kanın gözyaşının yetim Çocukların vebali sizlerin de omuzlarındadır.
Bu Çocukların, insanların zulüm gördüğü topraklar, kendilerinin temel halkı olduğu vatanlarıdır.

Bugün Doğu Türkistan’daki, yaşanan zulüm belkide şimdiye kadar yaşadı insanlığın yaşadıkları ile karşılaştırılmayacak kadar büyüktür. Filistinle kıyaslanmayacak kadar çoktur.

Doğu Türkistan insanına 21. Y.Y da yapılanlar, Uygur çocukları konusundaki sessizlik, insanlık adına izah edilemez.

Ülkelerin Çinle ticari ve askeri alanda yaptıkları işbirliğine insanlığı heba etmesi kabul edilemez.
İslam İşbirliği Teşkilatı bile hala Çin’in Doğu Türkistan’daki zulmünü kınayan bir karar almamışsa, hepimizin aynaya bakmaya ihtiyacımız var.

Çağrımız, insan olarak doğmuş ama insan kalabilenleredir.

Abdullah BUKSUR 
İnsan Hakları Experti 
İnsan Hakları Avrasya Formu 
Gn. Sekreteri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Pin It on Pinterest